Aile içi şiddet: Çocuk, eş, eski eş, yakın akrabalar gibi aile bireyleri arasında gerçekleşen; ekonomik, cinsel isteklerin tatmini, uyuşturucu/uyarıcı madde ve alkol tüketimi gibi nedenlerle ortaya çıkan; bireyin, fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik zarar görmesiyle, acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren; toplumsal veya özel alanda meydana gelen her türlü tutum ve davranıştır.

Aile içi şiddetin önlenebilmesi için:

  • Aile içi şiddet, henüz ortaya çıkmadan önlenmeye çalışılmalı, mevzuat bu amaç doğrultusunda şekillendirilmeli, toplum bu konuda eğitilmelidir.
  • Şiddet olayı soruşturulmalı ve kovuşturulmalıdır. Bu yapılırken de mağdurların ve faillerin hakları arasındaki denge gözetilmeli, bu tür vakalarda mağdurun ihtiyaçlarını dikkate alan ve seri bir şekilde yürütülecek özel soruşturma önlemleri ve yöntemleri belirlenmelidir. Örneğin şiddet mağdurunun, şikayette bulunması sebebiyle karşılaşabileceği misillemeden ve her türlü riskten korunması gerekmektedir.
  • Şiddet ortaya çıktığında şiddete uğrayanlar korunmalı, şiddet mağdurlarına gerektiğinde barınma yeri, maddi yardım, sağlık, adli yardım, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sağlanmalıdır. Aksi takdirde şiddet mağduru kişi, şiddetten kurtulabileceği bir yol göremez ve kol kırılır yen içinde kalır diyerek yaşantısına devam eder.
  • Şiddet uygulayan kişinin tazminat hukuku ve ceza hukuku açısından sorumluluğuna gidilebilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.